Off-road’un tarihine kısa bir yolculuk

31.10.2016
Son zamanlarda oldukça popülerleşen ve Türkiye’de giderek yaygınlaşan off-road sporunun nasıl ortaya çıktığını biliyor muydunuz? Bu spor aslında hobi olarak birdenbire doğmuyor. Off-road’un tarihine ışık tutmak için öncelikle araçların geçmişine bakmamız gerekiyor.

Araçların doğuşu: Off-road araçları, aslında orduların savaş veya zorlu yollar için güçlü araç ihtiyacından doğuyor. Tam da bu amaçla Fransız mühendis Adolphe Kegresse, 1900’lü yılların başında engebeli ve yumuşak zeminlerde rahatlıkla ilerleyebilmesi bakımından ilk off-road araçlarından birini geliştiriyor. Bu buluş, metal kemer sistemiyle tarihteki ilk yarı paletli araç oluyor. Kegresse, 1921-1937 yılları arasında çalıştığı şirketin Kuzey Afrika ve Orta Asya seyahatleri için araç üretmesini de sağlıyor.

İlk off-road yarışı: Off-road sporunun 1964’te ABD’de yapılan bir yarışla ortaya çıktığı düşünülüyor. Kaliforniya’da çölde düzenlenen bu yarışın galibi, şimdiye kadarki off-road yarışmalarında en çok zafer kazanan Rod Hall oluyor. Üç yıl sonra da “Baja 1.000” adlı meşhur off-road yarışı resmi olarak ilk kez düzenleniyor.

Araçların gelişimi: İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra hafif off-road araçları ve ağır kamyonetler piyasaya sunulup popülerleşince off-road yavaş yavaş bir hobi haline geliyor. Çeşitli markalar, neredeyse hepsi birbirine benzeyen; küçük, kompakt, dört tekerlekli ve en çok da dış etmenlerden koruyan araçlar üretiyor. 1960’lardan sonra araçlar konforlu hale geliyor. Başlangıçta kırsal bölgeler, engebeli araziler ve yük taşıma gibi ihtiyaçlar bakımından yaygınlaşan araçlar, 1990’larda lüks özelliklerle günlük kullanıma uyduruluyor. Bugün, 4x4’leri sadece bu hobi/spor için kullananlar, araçlarını çeşitli modifikasyonlarla geliştirmeye devam ediyorlar.