Aracınız size ne söylüyor?

29.08.2019
17’inci yüzyılın sonlarında içten yanmalı bir motor aracılığıyla, barutun yanması sayesinde çalışan bir makineden uçabilen araçlara doğru evrilen bir tarihe tanıklık ediyoruz. Nispeten kullanışlı bir aracın yollara düşme zamanı ise 19’uncu yüzyılı buluyor. O günden bu yana pek çok değişim gerçekleşti elbet. Ancak teknoloji geliştikçe araçlar bize bir şeyler söylemekten hiç vazgeçmedi. Sürücüyü gerek mevcut durum hakkında gerekse arızalar hakkında bilgilendiren ve aracın ön panelinde bulunan ikaz lambaları hayatımızı oldukça kolaylaştırıyor şüphesiz. Örneğin emniyet kemerinin takılı olmadığını, el freninin çekilip çekilmediğini, kapıların, bagajın ya da kaputun açık kalıp kalmadığını gösteren ikaz lambaları en önemli hatırlatıcılar. Farlarımızın yanıp yanmadığını, motor suyunun seviyesini ve sıcaklığını, cam suyunu, lastiklerin havasını, yakıtın yeterli olup olmadığını kontrol etmekten bizi kurtaran işaretler de oldukça önemli. Gelişen teknolojiyle birlikte takip mesafesinin ayarlanması gerektiğini ya da otomatik park sensörlerinin devrede olduğunu gösteren ikaz lambaları da hayatımıza girmeye başladı. Tabii en önemlisi arıza ikazları. Motordaki, aküdeki, elektrik sistemindeki, şanzımandaki, süspansiyon sistemindeki arızalar hakkında anında bilgilendiriliyor olmak da çok mühim. Genel bir arıza durumunda ya da servise gitme vakti geldiğini söyleyen işaretler de bizi yarı yolda kalmaktan kurtarıyor. Her ne kadar akıllı asistan servislerinin araçlarda yer almaya başladığı ve sürücüyle diyaloğa girdiği bir dönemde olsak da araçlarımızın ikaz lambaları aracılığıyla uzun zamandır bize çok şey anlattıkları açık.